Acaba Diyorum

Atıp hüzünleri şöyle bir yana,
Mâkus talihimi yıkamaz mısın?
Geçmişi unutup sonra da bana;
Umut verir gibi bakamaz mısın?

Kırıp çemberini mâziden kaçıp,
Kelebek misâli dallara uçup,
Yaz gelmişçesine goncalar açıp,
Kır çiçeği gibi kokamaz mısın?

Bu da hikâyenin bir yanı diye,
Bir çift söz söyle de, olsun hediye.
Aşkımızdan kalan tek anı diye;
Kırmızı karanfil takamaz mısın?

Aklından olumsuz her şeyi silip,
Sana hasretimi ben gibi bilip,
Kalbimin üstüne körükle gelip;
Küllenen ocağı yakamaz mısın?

Kader en nihâyet yüze gülünce,
Keder lûgatinden bizi silince,
Nasıl sevdiğimi sen de bilince;
Usulca kalbime akamaz mısın?

Hayat Devam Ediyor

ağzımda ucuz zeytin kokusu
ayağımda başkasının eskittiği ayakkabılar
gülen yaslı suratlar
kibirli güzel kızlar
utangaç bakışlı sevimli çocuklar
hayat devam ediyor.

Sevdalının Ölümü

Karşına biri çıktı, onu çok sevdin
Hayallerinin rengi bile değişti çünkü artık o vardı
Hayallerindeki tek başrol oydu
Seni sürekli güçlü kılıyordu sevdan
Umudun vardı… Bir tek o… bir tek onla mutluluk!
Onu mutlu etmek istiyordun
Gülüşüyle, tatlı bir sözüyle çılgına dönüyordun
Ama bu ufak mutlulukları bile az yaşadın
Sana çok görülmüştü bunlar

Sonradan anladın
Sevdiğini mutlu etmek tüketirmiş sevdalıyı
Tükendiğini artık dayanamayacağını gördüğün halde
Göz göre göre sevdin onu
Hem de sıfır pişmanlıkla!

Onun için yaşıyormuş gibi davrandın hayatta
Sanki kendin için yaşamayı bıraktın
Onsuz olamayacağını o gittikçe tükeneceğini zannettin
Haklıydın da… Çünkü onu çok sevmiştin
Arabesk aşkın ağlarındaydın

Hayatından biri çıktı, onu çok sevmiştin ve hala seviyordun
Hayallerinin rengi bir anda siyah oluverdi
Çünkü… Çünkü artık o yoktu
Hayaller de seni terk etmeye başladı umut da

Sevdalı ne zaman ölürmüş biliyor musun?
Ne ruh bedeni terk edince ne de sevdiği gidince
Öldüğü tek an… Umudunu kaybedince…

Korkular

Anlamlandıramadığın her koyulukta kıvrılıp uyumak zorunda mısın?
Korktuğun şehvetlere sırtını dönüp kaçar mısın?
Karar verirken neden bu kadar hırçınsın?
Keşke seni bir de benim gözümle görsen o zaman anlardın..

Ne ben gel derim ne de sen gelebilirsin
Öpüp koklayamam seni
Yasaklı dünlerin tutsağında yaşayamayız yarınları
Bir deli sensizlikteyim işte neylersin…

Yaşamışsan en derinine
Sanrılar korkutur gözünü
Sonra beklersin sadece bir daha incinmemek için
Gece yatağında ansızın midene giren acıdan kıvranırsın
Ne ilacı vardır bu hastalığın ne tabibi
Sessizce inlersin geçmesi için dua edersin
Ama nafile ne duası vardır bu hastalığın ne tedavisi.

Doğu Melankolisi

Ruh- um

Uykumun ölçüt değerlerini tarttım
hesabını soruyorum gözlerimden
neden uyumadın?

aklım çeliyor beni,
utansam mı ki..

bir kadın oluyorum, erkekçe ölüyorum
yorumsuzum, yorgun, uykusuz
geceler, geceler gözlerimi bekler
sesin susumu kuşandığı yerlerde
kuşatılmış, dil ‘im varmıyor..

burdayımın vuruşlarında duran kalbim
aksak, eksik, vakitli- vakitsiz!
güm-güm de güm- güm..

ölüm elimi dolduran tecelli,
gömleği dışa kıvırdı
içime soktum pantolonun
üzümleri taneleyip koynuma aldım
sana getirecektim, seversin
getirecektim.. koynumda kıskanmasaydın!

bir ses daha ve son;
aklım kalbimin iplerini çekiyor
dinamitleniyor,
aklımla kalbimi aynı kavanozda tutalı
dokundupum yerler ateştir sanki..

içime girmeli oysa
erimeli- eritmeli
bileşmkemin yongasında kudurmalı
kaynaşmalı kemiğin omurgama
dişlerini geçir etime, parmaklarım kanasın
tenim yansın, ateşinde kavur da sun ben ‘ini
burnum al- al, ısır da geceler harami düşlerimi saklasın
hadi gel.. gelmezsen, geceler haram zamanım
adın, sanık.. hüzün infaz mangam
günahın, vebalim.. geceler yatağında paklansın!

bir nehir ki ömrüm,
kendi suyumu bulandırdım
kendim kadar haramım
eksik, ıssız
seviyorum ya aşklar bana ağlasın!

Bu Gönül Benim

Bir türlü durulmaz bilmemki niye?
Çağlayan bu gönül benimdir benim
Vefasız sevgili terketti diye
Ağlayan bu gönül benimdir benim.

Aşklardan almışım yığınla yara
Kaybetmiş varımı düşmüşüm dara
Mateme bürünüp,yas tutup kara
Bağlayan bu gönül benimdir benim.

En ufak bir şeyi kafama takıp
Acırım halime kendime bakıp
Har aşkta kendini bir daha yakıp
Dağlayan bu gönül benimdir benim.

Kalbim aşkla attı hergün her saat
Boş yere kimseye vermedim vaat
Kendisine zarar , yar’e menfaat
Sağlayan bu gönül benimdir benim

Adı Nikahsız Güzel

Dağ kokusu sinmiş üzerine
Ağ kokusu sinmiş üzerine
Bahtsız gözleri ceylan güzel
Sevdiğine de yar olamamış
Parmağı yüzüklü
Adı nikahsız güzel.
Saçları kıvır kıvır
Rengi çiçeklerden daha güzel
Ömrüne bedel oldu bu yasak sevdası
Kaderi acımasız
Parmağı yüzüklü
Adı nikahsız güzel.
Yar ettiler bu yaban ellere
Geleceğine bakmadan
Körpe güzelliğine doyamadan
Yar ettiler küçük yaşta
Gözü yaşlı
Parmağı yüzüklü
Adı nikahsız güzel.
Yağmur değil deniz değil
Yanağını ıslatan hep gözyaşı olacak
Elinde kalan son mirası
Toprağa götürdüğü sevdası olacak
Gözü yaşlı
Parmağı yüzüklü
Adı nikahsız güzel.

Elips VI

Bana bir türkü söyle
yolları açan,
atı dörtnala süren
senin peşinde ateş,
benim peşimde su
biz iki yolcu
karşımızda tek ayna
Yollar boyunca hey
acılar ve büyük sular
gümüşten uy bakırdan
yüksek dağlar dövüyor
derin pınarlar açıyor,
yeşil gözlüm.

Sensin Mustafa Kemal ” Atatürk ..

Kahraman gazimiz, yüreğimiz, onurumuz,
Savaşımız, bu günümüz, yarınımız, vatanımız,
İlkemiz, gölgemiz, sevdamız, yolumuz,
Kolumuz, canımız, ciğerimiz, geleceğimiz,
Sensin Mustafa Kemal Atatürk.

Kavgamız, varlığımız, ekmeğimiz, suyumuz,
Ormanımız, fidanımız, dalımız, yaprağımız,
Aşımız, kanımız, dökülen göz yaşımız,
Yürüyen ayaklarımız, cumhuriyetimiz,
Sensin Mustafa Kemal Atatürk.

Devriminden, özgürlüğe, savaştan medeniyete,
Kurşundan kaleme, topraktan ürüne,
Bozkırlardan fabrikalara, Tornavidadan sanayiye,
Her şehidin kanına kan, yaşadığımız canımıza can veren,
Sensin Mustafa Kemal Atatürk.

Ben bir mustafa kemal ” im

İzindeyim Atatürk’üm
Tek benzemez şu cemalim
Her şeyimle ben bir Türk’üm
Ben bir Mustafa Kemal’im

Hep bağlıyım ben bu anda
Hür yaşarım bu vatanda
Gücüm damardaki kanda
Ben bir Mustafa Kemal’im

Laik cumhuriyetçiyim
Halkçıyım milliyetçiyim
Hep hürüm hürriyetçiyim
Ben bir Mustafa Kemal’im

Anadolu elindeyim
Tüm dünyanın dilindeyim
Atatürk’ün yolundayım
Ben bir Mustafa Kemal’im

« Eski Yazılar Yeni Yazılar »